Sıkça Sorulan Sorular
Merak ettiğiniz her şey burada. Sorularınızın cevaplarını hemen bulun.
İnsan hayatı için hücreleri ne kadar sağlıklı olması gerekiyorsa, inşaat kalitesi içinde kullanılan duvar blokları o kadar önem arz eder. Yıllara Dayanan Tecrübemiz , Profesyonel ve Uzman Kadromuz , Yüksek Kapasiteli Üretim tesislerimiz ile Kalitenizden ödün vermeyin diye gece gündüz çalışıyoruz. Yapılarınıza Değer Katmaya Devam Ediyoruz.
İnşaat sektörü, bireysel ve toplumsal ihtiyaçlara yönelik çok yönlü bir mimarlık, mühendislik ve müteahhitlik faaliyet alanıdır. Her türlü bina ve altyapının planlanması, inşa edilmesi, onarılması ve yıkılması gibi süreçleri kapsayan bu sektör; aynı zamanda doğal zeminin şekillendirilmesi, çevresel etkilerin değerlendirilmesi ve kent estetiğinin gözetilmesini de amaçlıyor.
İnşaat Sektörünün Ekonomiye Etkisi ve Stratejik Önemi
İnşaat; fiziki yapıların hayata geçirildiği mekânlarla birlikte, ekonomik büyümenin dinamosu, istihdamın kaynağı ve sanayiyle hizmet sektörleri arasında köprü kuran stratejik bir iş koludur. Yüksek yatırım potansiyeli ve birçok yan sektörle kurduğu güçlü bağlantılar sayesinde inşaat sektörü, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik kalkınmanın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Sektörün ekonomiye sunduğu katkılar şu başlıklar altında ele alınabilir:
Doğrudan ve Dolaylı İstihdam: İnşaat sektörü, yüksek iş gücü talebiyle doğrudan istihdam yaratma kapasitesine sahiptir. Mühendislerden mimarlara, ustalardan teknisyenlere kadar geniş meslek gruplarını bünyesinde barındırıyor. Öte yandan bu sektöre bağlı çalışan yapı malzemesi üreticileri, nakliyeciler, taşeron firmalar, güvenlik ve temizlik hizmetleri gibi birçok alanda dolaylı istihdam oluşturuyor. Türkiye’de inşaat sektörü toplam istihdamın yaklaşık yüzde 6-8'ini karşılıyor.
Yatırımlar Yoluyla Ekonomik Hareketlilik: Altyapı, konut, sanayi tesisleri gibi büyük ölçekli inşaat projeleri genellikle yüksek sermaye gerektiriyor. Bu harcamalar fiziki üretimin yanında planlama, tedarik, finansman ve işletme süreçlerinde de ekonomik hareketlilik meydana getiriyor. İnşaat yatırımlarındaki artış, para dolaşımını hızlandırıyor, iç talebi ve vergi gelirlerini artırıyor.
Sanayi ve Hizmet Sektörleriyle Etkileşim: İnşaat sektörü, ekonominin birçok dalıyla doğrudan bağlantılıdır. Çimento, demir-çelik, cam, boya, seramik gibi yapı malzemeleri sanayisi bu sektörün başlıca tedarikçilerindendir. Lojistik, finans, danışmanlık ve güvenlik gibi hizmet alanları da büyük ölçüde inşaat projelerine bağımlı çalışıyor. Bu ilişki sayesinde sektör, üretim zinciri boyunca katma değer üretiyor.
Konut ve Gayrimenkul Dinamikleri: Yeni konut projeleri, konut arzını ve gayrimenkul piyasasını ciddi oranda canlandırıyor. Artan konut arzı, kira piyasasında denge unsuru oluştururken, yatırımcılar açısından da yeni ve cazip fırsat alanları yaratıyor. İnşaat sektörü bu yönüyle toplumsal yaşam kalitesini yükselttiği gibi bireysel yatırım kararlarına da yön veriyor.
Altyapı Gelişimi ve Rekabetçilik: Karayolları, demiryolları, havaalanları, su ve enerji altyapısı gibi projeler ekonomik verimliliğin ve ülkenin uluslararası rekabet gücünün artmasında kritik rol oynuyor. Sağlam altyapıya sahip şehirler, yatırım çekme, sanayiyi destekleme ve yaşam kalitesini artırma konusunda avantaj kazanıyor.
İnşaat Sektörü Ekonomide Çarpan Etkisi Yaratıyor
İnşaat sektörü, direkt ve dolaylı olarak onlarca alt sektöre dair güçlü pozitif etkisiyle her mevsim ekonominin lokomotifi olma özelliğini taşıyor. Ülke ekonomisinin büyümesinde –domino taşları– gibi çarpan etkisi yaratan inşaat sektörü; demir-çelik ve metal ürünlerinden çimento ve beton sanayine, ahşap, kapı, pencere, mobilya üretiminden nakliye ve lojistiğe uzanan yaklaşık 250 farklı iş koluna aracılık ediyor. Türkiye ekonomisi içinde doğrudan yaklaşık yüzde 8'lik paya sahip olan ve bağlantılı dallarla birlikte bu oranı yüzde 30 düzeyine çıkaran inşaat sektörü, kalkınmada anahtar bir rol üstleniyor. Emek yoğun yapısı nedeniyle, üretimden ihracata, istihdamdan tasarruf artışına pek çok alanda ekonomiye yön veren inşaat sektörü, 6 milyonu aşan istihdam kapasitesiyle ülkenin genel ekonomik performansını daha da yukarı taşıyor.
2025’in İlk Çeyreğinde İnşaat Sektörü Yüzde 7,3 Büyüdü
Deprem kuşağında yer alan Türkiye’de son yıllarda güvenli yapıların üretilmesi için devletin yürüttüğü “kentsel dönüşüm” çalışmalarının yanı sıra; havalimanlarından tünellere, otoyollardan metrolara kadar kamu-özel sektör işbirliğiyle gerçekleştirilen alt yapı ve üst yapı yatırımları da inşaat sektörünün konumunu ön plana çıkarıyor.
Mal ve hizmet talebiyle oluşturduğu katma değerle ülke ekonomisindeki itici gücüyle dikkat çeken bu sektör, büyüme oranlarıyla Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; gayrisafi yurt içi hasılayı (GSYH) oluşturan ekonomik faaliyetler arasında yer alan inşaat sektörünün toplam katma değeri, 2025 yılının birinci çeyreğinde (Ocak-Mart dönemi) yüzde 7,3 oranında artış göstermiştir.
İnşaat Sektörünün Çeşitleri ve Alt Faaliyetleri
İnşaat sektörü denildiğinde öncelikle konut ya da ticari binalar akla gelir. Oysa bu sektör, yaşamın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip altyapı ve üstyapı projelerini de hedefliyor. Karayolları, havayolları ve demiryolları gibi ulaşım altyapılarından limanlara, endüstriyel tesislerden sulama sistemlerine, barajlardan, tarımsal üretimi destekleyen işletmelere birçok farklı yapı türü inşaat sektörünün parçaları arasında yer alıyor. Bu çeşitlilik, yalnızca fiziksel çevreyi şekillendirmiyor. Bunun yanında ekonomik kalkınmanın, toplumsal refahın ve çevresel sürdürülebilirliğin ana dinamiklerinden birini de oluşturuyor. İnşaat sektöründe yer alan başlıca yapı türleri ve bunların işlevleri şöyle sıralanabilir:
Yapısal Üretimler: Konutlar, iş yerleri, endüstriyel tesisler, fabrikalar, gökdelenler vb.
Altyapı Projeleri: Yol, köprü, tünel, baraj, santral, kanalizasyon, metro, tramvay hatları.
Kıyı ve Su Yapıları: Liman, marina, dalgakıran, su arıtma tesisleri.
Sosyal ve Sportif Alanlar: Okullar, hastaneler, spor kompleksleri, park ve rekreasyon alanları.
Askerî ve Güvenlik Amaçlı Yapılar: İstihkamlar, sınır güvenliği tesisleri vb.
İnşaat Sektöründen Doğrudan Etkilenen İş Kolları
İnşaat sektörü, sahip olduğu geniş uygulama alanlarıyla barınma, üretim, ulaşım, güvenlik ve kamu hizmetleri gibi yaşamsal işlevlerin altyapısını oluşturarak, modern yaşamın kesintisiz devamını mümkün kılıyor.
Çimento ve beton sanayi
Demir-çelik ve metal ürünleri
Cam, seramik ve fayans üretimi
Elektrik ve sıhhi tesisat malzemeleri
Ahşap, kapı, pencere, mobilya üretimi
İzolasyon ve yalıtım malzemeleri
Makine ve ekipman kiralama/satışı (vinç, iş makinesi vb.)
Nakliye ve lojistik (malzeme taşımacılığı)
İnşaat Sektöründen Dolaylı Etkilenen Alanlar
Enerji sektörü (inşaatla artan enerji ihtiyacı)
Finans ve sigorta (kredi, mortgage, sigorta hizmetleri)
Turizm (otel, altyapı projeleri vb.)
İletişim ve teknoloji (altyapı, kablolama vb.)
Perakende ve toptan ticaret (hırdavat, ev eşyaları satışı)
İstihdam ve eğitim (inşaat işçiliği, mühendislik, mesleki eğitimler)
Teknolojide meydana gelen gelişmeler, ticari alışkanlıklarımızı değiştirirken bir yandan inşaat sektörü de değişmekte ve yeni trendler ortaya çıkmaktadır. Bu trendler, genellikle enerjinin kaliteli kullanımına yönelik yeşil ev sistemlerini ve akıllı ev tasarımlarını kapsamaktadır. Sürekli bir değişim ve gelişim içerisinde olan inşaat sektöründe kullanılan malzemelerden mimari tasarım yaklaşımlarına kadar her şey çağa ayak uydurmaktadır. Yaşanan bu gelişmeler ise inşaat sektörünün geleceği için yön verir niteliktedir. Peki, inşaat sektöründe en son trendler nelerdir?
İnşaat Sektörünün Geleceğine Yön Veren Trendler
Her sektörde olduğu gibi inşaat sektöründe de yükselen trendlerden birisi verimliliktir. Bu anlamda bina yalıtımı, son dönemlerde yönetmeliklerde gerçekleştirilen düzenlemeler sayesinde artık bir standart haline gelmiştir. Özellikle bina yalıtımında kullanılan alışık olduğumuz iç ve dış cephe yalıtım malzemelerine alternatif olarak özel yalıtım malzemeleri kullanılmaya başlanmıştır. Camları kaplayan bu özel malzemeler sayesinde konutlarda ısı ve ses yalıtımı aynı anda sağlanmaktadır.
İnşaat sektörünün geleceğine yön veren bir sonraki adım ise akıllı evlerdir. Aslına bakılırsa akıllı ev sistemleri 2000’li yıllardan bu yana duymaya alışık olduğumuz sistemlerdir. Ancak bu evler yerine artık veriyi değerlendirerek öğrenebilen ve geliştirilebilen akıllı evler konut sahiplerini bekliyor olacak.Ev sahiplerinin eve giriş, çıkışlarını ve alışkanlıklarını takip edebilen bu akıllı sistemler, giderek daha da popüler hale geleceğe benzemektedir.
Bunların yanında inşaat sektörünün geleceği ile ilgili en dikkat çeken trendlerden birisi ise 3D printer ile basılan evlerdir. Önemli bir yol kat eden ve uygun fiyatlara satılan 3 boyutlu yazıcılar, bazı inşaat şirketlerin ilgisini çekmiş ve 3D beton baskısı yapan yazıcı üretimine başlanmıştır. Hatta Çin merkezli bir şirket 3D printer ile günde 10 ev üretmiş ve önemli bir rekora imza atmıştır. Bu 3 boyutlu ve uygun fiyatlı evler Çin sokaklarında yerini almış durumdadır.
Son olarak inşaat sektörü adına önemli trendlerden birisi ise sürdürülebilir evlerdir. Sadece bir kez masraf yapılarak kurulan güneş panelleri ve su tasarruflu tesisat armatürleri yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yine ekolojik ev olarak da adlandırılan bu konutlar, daha az enerji harcayarak çevrenin korunması adına da büyük fayda sağlamaktadır.
Türkiye’de ve Dünya’da büyük marka projeleri üstlenmekte, inşaatın yanı sıra enerji, tarım,,hizmet,gıda, turizm gibi farklı sektörlerde de yatırımlarını gerçekleştirmektedir.
Volkanizma sonucu oluşan, kristalize, birbirinden bağımsız gözenekli, süngerimsi, fiziksel ve kimyasal etkilere karşı dayanıklı, doğal, volkanik bir kayaçtır. Türkiye genelinde, Orta ve Doğu Anadolu Bölgelerinde toplam 9 milyar m3 civarında rezerv mevcuttur. Nevşehir yöresindeki bims (pomza) yatakları, kalite açısından dünya standartları üzerindedir. Bims (pomza) iş makineleriyle açık ocaklardan çıkarılmaktadır. Ruhsatlı sahalarımızdan ya da diğer açık ocaklardan tüvenan malzeme olarak alınan bims (pomza), elenerek sınıflandırılmakta ve fabrikamızda hammadde olarak kullanılmaktadır. İşletmemizde kullanılan bims 5-18 mm aralığındadır.
İZOBİMS’ İN ÖZELLİKLERİ:
Isı ve Ses Yalıtımlıdır: Üretim Teknolojisinin beraberinde hammadde olarak kullanılan bims (pomza), doğal özelliklerinden dolayı ısı ve ses yalıtımı sağlamaktadır.
Depreme Dayanıklıdır (Sağlamdır) : Bims (pomza) kullanılarak üretilen yapı elemanları diğer yapı elemanlarına göre daha mukavemetli olup, yüksek elastikiyet modülü sayesinde depreme son derece dayanıklıdır. (Deprem dalgası nedeniyle kırılmaya karşı esneklik katsayısı: 70.000 kg/cm2′ dir). Betona göre 6 kat daha elastik olduğu için şokları, kırılma ve çatlamaya uğramadan daha kolay soğurabilir ve depreme karşı dayanım sağlar.
Ekonomiktir: İnşaatlarda duvar imalinde, diğer yapı elemanlarıyla yapılan duvarlarda kaba ve ince sıvaya ihtiyaç duyulurken, İZOBİMS dış duvarlarda tek kat sıva çözümünü getirdiği için ekonomiktir. Ürünlerin düzgün yüzeyli ve dekoratif görünümlü olmasından dolayı sıva yapmadan duvar yapılması da mümkündür. İç duvarlar direkt olarak alçı sıva ile sıvanmaktadır. Ayrıca düzgün yüzeyinden dolayı daha az sıva kullanımını sağlar.
Yangına Dayanıklıdır: Diğer yapı malzemelerine oranla yangına daha dayanıklıdır. Erime sıcaklığı yüksektir ve eridiğinde çevreye zararlı herhangi bir gaz çıkartmaz. Yangın zaralarını en aza indirir. (1100 0C yanma ısısında asgari 239 dakika alev almama, şekil ve boyut kaybetmeme ve duman çıkarmama özelliğine sahiptir. DIN 4102 Standartlarına göre ateşe dayanım tanımı : ‘Ateşe son derece dayanıklı’.
Doğaldır: Doğal malzeme ve çimento haricinde yabancı bir ürün eklenmediğinden dolayı İZOBİMS doğaldır.
Ortam Nemini Dengeler: Bünyesinde yüksek miktarda su buharı bulundurabilme, böylece nemlenmeme ve rutubetlenmeme özelliklerine sahiptir. Ayrıca, mekan içine doğal havalandırma yapabilme özelliğine de sahiptir. Gözenekli ve doğal yapısından dolayı nefes alan sağlıklı ve koku yapmayan mekanlar oluşturur.
Çevre Dostudur: İZOBİMS yapımında son derece düşük bir enerji ihtiyacı söz konusudur. İhtiyaç duyulan sadece vibrasyon enerjisidir. Üretimde herhangi bir kimyasal veya biyolojik teknik kesinlikle kullanılmamaktadır. Herhangi bir atık söz konusu değildir. Ayrıca üretim esnasında işçi sağlığı bakımından herhangi bir tehlike kesinlikle bulunmamaktadır.
Hafiftir: İZOBİMS'in diğer önemli bir özelliği de hafifliğidir. (Bims (pomza) in özgül ağırlığı ortalama 00.75 kg/dm3 , İZOBİMS in birim hacim ağırlığı ortalama 0.6 kg/dm3 ). Bina temeline binen yükü azaltır. Bitmiş duvar ağırlıkları göz önünde bulundurulduğunda, diğer yapı ürünleriyle yapılan duvarlara nazaran İZOBİMS le yapılan duvarlar daha hafiftir.
Hassas Boyutludur: İZOBİMS yapı malzemeleri üstün teknolojinin verdiği imkanlar kullanılarak milimetrik duyarlılıkta üretilmektedir. Üretimin düzgün yüzeyli ve düzgün kenarlı olması duvar işçiliğinden ve sıvadan % 50 ye varan tasarruf sağlanmaktadır.
Teslimat süreleri sipariş detaylarına göre değişmektedir:
Stokta Bulunan Ürünler -> 2-3 İş Günü içerisinde sevkiyat yapılır
Özel Üretim -> 7-10 İş Günü
Özel ölçü ve taleplerde üretim süresi eklenir.
Sorunuzun cevabını bulamadınız mı?
Uzman ekibimiz size yardımcı olmak için hazır